Ihre Browserversion ist veraltet. Wir empfehlen, Ihren Browser auf die neueste Version zu aktualisieren.

    YouTube

    Facebook

    Instagram

Fields marked with * are required.

DURSUN ve SABRİYE ÇINAR

Derleyen / alamanyabeyleri - 2011

DURSUN ve SABREIYE CINARDURSUN ve SABREIYE CINAR

 Dursun1965 yılının dokuzuncu ayında haşişin gözelin oglu Alışan ile gittim Almanyaya.

Onsekiz ay madende çalistim 66 iş krizinden geri geldim kendim geldim işi bulmaya yazılmaya varınca memur bana tabi almanca da bilmiyoruz sadece çalistigim maden firmasının adını biliyorduk memur bana mensch (adam) Türkiye’ye gitsene dedi, vay benim karnımı sen mi doyuruyorsun dedim gittik Essen de  idi bizim konsolosluk Duisburg da Pasaportu öldürüp çiktim Türkiye’ye gittim buraya gelince iş krizinden tekrar Milet akın etmeye başladı Almanya’ya. Hanımı gönderdim Almanya’ya ben gelince hanım oradan beni istek yapti beni tekrar Almanya’ya gittim. Sakız Firmasından ben Baumschule ye (Ziraat ) girdim orada 6 ay kontrolde çalistim ondan sonra Baumschule den çiktim Soba Firmasına girdim. Soba Firması çok gürültülü idi kulaklarımızı kapamadığımızdan kulaklarımız ondan sakat oldu. Bir kaç firma değiştim sonra Rafineriye girdim kanalda gemicilik yaptım 

Peki sizler ilk giden kuşaksınız uyum sağlıya bildiniz mi?

Türklerin içinde kaldık Heimda kaldık (Sadece o firmada çalisan işçilerin kaldığı bina ) almanca pek bilmedik bizim orada üç tercümanımız var idi ders verirlerdi yeraltında kullandığımız aletlerin adlarını ögretirlerdi. Kazma kazmanın küreğin adını ögretirlerdi içimizde Yozgatlı bir çocukla Alışan kazanamadı o zaman kazananlara 20 DM harçlık veriyorlardı kazanamayanlara vermediler imtina soktular yani.

Maden tehlikeli değil miydi ne hissederdiniz çalisirken?

Asansöre binince Azrail karşima dikilirdi sanki kursun atar gibi cıvıldardı Asansör. 1800 metre yeraltına inerdik gece vardiyasında çalisirdim gündüz işçilerine yol açardık izine gelmeden son gün parmağıma taş düşürdüm Hastaneye kaldırdılar parmağıma dikiş attılar oranın hatırası. Parmağım iyi olunca izine geldim tekrar döndüğümde ocaklar çikis vermeye başlamıştı tabi yabancıları da çikardilar oraya buraya gönderdiler fazla rapor aldığımdan ocakta yeraltında başarısı verirdi temiz hava alamadığımdan fazla rapor alanları isten çikardilar beni de.

Hacı ve Abidin yaşi büyük olduğu için Hamburg’a değil Belçika’ya gönderdiler

Hidayet Almanya’ya ilk giden

Hidayetin bacısı, Duran çavusun İbrahim in karisi, hacca gitti Duisburg’a

Dursun ve Sabriye Özdemir

20-2-1968 kış günü buralar kar idi.Rahmetlik Muammerin anası vardı Havanın kızı hiç unutmam.Şuradan çiktik Gayretin oraya vardık ben küçük oğlanı bırakıp gittim orada bir ağıt etti hiç unutamam. Sivas dan başvurdum İstanbul'da muayene oldum.

Ben 1965 de Sivas dan gittim,ikinci gidişimde Kayseri'den gittim Ankara'da muayene oldum.

Trenle gittik İstanbul'dan giden olmuş Trakyalı bir aile gitmiş karısını götürüyormuş beraber Trenle gidiyoruz giderken de Baklava almış rende akmış ora dada Balıkesirli bir kadın oturuyordu onun Mantosuna akmış.Bir baktım kadın Mantosunu almış üstü tatlı.O eski gideni zannetti hemen aldım Tuvalete götürdüm Mantosunu siliyorum.Aman demiş ne iyi bana yardım ediyor halbuki benim Baklava akmış.Münih'e vardık aşagı indik bayağı büyük bir salondu herkes sıra sıra oturdu ilk inleri okuyor.İsminizi okuyacağız diyor numara var başinda kağıtların onu takip edin diyor.Herkes seçildi uzak da olanlar sona kaldı.Meğer bizmişiz uzak da olan sona kaldık.Beş kadın iki Karadenizli iki Balıkesirli ikide bizim buradan Tatar eminin karısı Anşe ve ben.

Ondan sonra seçildik bindirdiler bizi vara vara vardık ki,Sakız Firmasına düştük.Bizi pakete verdiler Osman'ın Döndü Çica gidiyor Çiça yı iyi zannediyoruz giriyom o dama diyomki beni de ver çiçek işine diyorum.Hayır sen pakete gidecen diyor.Marim Baumschuleymiş (Ziret bahçivanlık) sonradan anladım.İyiki düşmedim dedim Sakız Firması temizdi.Orada 1968.03.15 işbaşi yapdım.Şimdiye kadar Almanya'ya gidiyok geliyok.

Sirkecide azık verdiler konserve idi balkıdı sarmaydı.Onları bilmiyorduk ki yiyelim atık gitti.

München'de Muz verdiler Ekmek verdiler peynir verdiler.Muzu soyup yemeyi bilmiyorduk Karadenizli kız vardı Ayten dedim bunu sen yenmi ben sevmiyorum dedim.Sevi yomda bilmiyorum kabugunan yerimde adam bana güler diye.Aman aldı soydu yedi.Keşke vermeseydim dedim.

Oradan bindik Hamburg'a tercümanlar geldi karşiladı.Bayan tercümanımız vardı İstanbul'lu bizi karşiladı yedi kişiyi aldı gittik.Abo vardık ki heimımız güzeldi iki katlı.Hep kadındı Erkek sadece ustalardı makine ustaları.

Derleyen / alamanyabeyleri

İlave bilgi/Zafer

(Sevgili baki bizim köyde yabanci ülkeye giden ilk abidin Öztürk ve haci çinar belçikaya hidayet uçar almanya sene1963 ilk bayan hatice tatar ve selver yildirim sene 1963 ihsan yildirim sene 1965 bunlar ilk gidenler senin yazdigin kadir tekmen möhübe tekmen dogru degil bilgine selamlar )

Derleyen / alamanyabeyleri

 ŞİİRLERİM

ŞİİRLERİMŞİİRLERİM


 

Almış kalemini eline

Hazmedememiş doğruyu bile
Kin ile nefret ile
Bak ite hele hele...
 
Anan beli Baban beli
Nedir bu hal sendeki
Kırmış kibirinden dingili
Bak ite hele hele...
 
Kim vurdu seni zincire
Yenik düşmüşün nefsine
Fazla gelme üstüme
Bak ite hele hele...
 
İşlemişin kelimeleri birbirine
Beni de eklemişin rengine
Güldüm entelektüel haline
Bak ite hele hele...
 
Sosyal medyada entelektüelsin
Evinde ise bir büyük eziyetsin
Özünde sözünde bir çelişkisin
Bak ite hele hele...
@Beyleri
 
GÜLGÜL
 
Kuru bir tohum idim
Kara kura biçimsiz
Güzel parmaklar arasından
Toprak ile buluştum.
 
Susamışım...
Bir kış uykusundan
Uyandım...
Filizlenip kök saldım.
 
Güneşe hasret
Can oldum yeşerdim
Yaprak oldum,gül oldum
Sevildim...
 
Bir Arının ayaklarından
Harmanlandım...
Serpildim büyüdüm
Sevgi ile aşk ile...
 
O Parmak uçlarından
Okşandım...
Okşandım...
Okşandım...
@beyleri
 

 
Bazen dalırım uzaklara
Uzaklar yakınım olur
Yakınım uzak...
Kelimeler takılır dilime elime
Bazen bir damla olur
Gözlerimizde...
Söyleyemediklerim....
Söylediklerim olur
Yalnızlığım özlemin
Sevgin ile buluşur
İyi ki varsın,dercesine
Ìyi ki varsın sevdiĝim.
@beyleri
 

 

Ufak tefek duygular
Birikdirdik Heğbemizde
Yarınlara erteledik
Mesafeler koyduk aramıza
Savrulduk...
Bir rüzgarın eşliğinde
Bir o yana
Bir bu yana
Duygular,canlanınca anılarda
Geç fark etik
Sevmeyi ve sevilmeyi
@beyleri

 

HATAYHATAY

 
Gökteki kuş utandı
Denizdeki Balık utandı
Duvardaki Taş utandı
Bir sen Utanmadın
Hırsız,arsız...
 
Inşa eden amele utandı
Elini tutan Baba utandı
Feryat eden Anne utandı
Bir sen Utanmadın
Hırsız,arsız...
 
Yer inledi gök inledi
Anne diyen çocuk inledi
Duvardaki resim inledi
Bir sen bir sen dinlemedin
Hırsız,arsız...
 
Can yok Canan yok
El uzatan dostlar çok
Koskoca devlet yok
Bir sen Utanmadın
Hırsız,arsız...
@beyleri

 
Daracık sokaklarındayım
Küçücük bir şehrin
O kadar göz kamaştırıcı
Ve bir O kadar uçuk
Altlar ve Üstler
Bu kadar yakın
Ve bu kadar uzak
Bir birilerine
Bana ait hiç bir şey
Kalmamış,bu şehirde
Bir yabancı gibiyim
Anlıyor musun
@beyleri